Bugün Kıbrıs’ta savaş var, günde 5-10- 20 kişi ölüyor ama yakında savaş bitecek barış gelecek bu ölümler sona erecek. Barış geliyor ne güzel şey! Artık ülkemizde insanlar ölmeyecek! Fakat ne oluyor bana fıttırdım mı yoksa bunadım mı? Toplumumuzdaki bazı kişilerin yana yana barış istemesi beni şaşırttı. Oysa 43 yıldır bu ülkede siyasi cinayet hemen hemen hiç olmadı.

Değerli okuyucular; Kıbrıs Kıbrıs olalı böyle sakin, bu kadar barış içinde bir 43 yıl hiç geçirmedi. “Kıbrıs Kıbrıs olalı” demekle, Kıbrıs’ın bilinen 5-6 bin yıllık tarihini kastediyorum. Yani, Perslerin, Mısırlıların, Romalıların, Bizanslıların, Venediklilerin, Cenevizlilerin Kıbrıs’ı yönettiği zamanlarda bile adamız bu son 43 yıldaki kadar sakin ve barış içinde hiç olmadı. Hasan Bullilerin ve Midaların kol gezdiği, EOKA’nın insanları arkadan vurduğu İngiliz yönetiminde bile böyle barış içinde hiç olmadı bu ülke. Bugün Amerika’da, Fransa’da, İspanya’da, İngiltere’de, Belçika’da, Rusya’da, Ukrayna’da ve dünyanın daha birçok yerinde bizdeki kadar barış ve huzur yoktur. Ülkemizde var olan bu inanılmaz barışın tek bir nedeni vardır. O da Kıbrıs’ta var olan TÜRK ORDUSU’dur.

Rum tarafına geçen Türklere şimdilik dayak atıyorlar, arabalarına taşlar ve sopalarla saldırıyorlar. Öldürülmemelerinin nedeni nedir biliyor musunuz? Türk Ordusu’nun adadaki varlığı. Yoksa, birkaç yıl önce Limasol’daki konferansta Sayın Mehmet Ali Talât’a maytap değil, el bombası atarlardı.

Zaten, BİZDEN ÇALINMIŞ RUM CUMHURİYETİ’nde bu gibi olaylarda fanatikleri tutuklayacak polis daha anasından doğmadı. Adamısa tutuklasın… Ama Türk Ordusu yanı başlarında… Şimdilik Türk öldüremezler.

Şahsen ben Rumların çözüm isteklerinin binde bir oranı kadar bile olmadığını düşünüyorum. Bir telefonu bile birleştiremeyen iki halk nasıl birleşecek. Velev ki anlaşma oldu diyelim. Kıbrıs’ta barışın tek nedeni olan Türk Ordusu, kısa zamanda gidecek, ada silahsızlandırılacak. Peki, Rumlar nasıl silahsızlandırılacak? Biliyorsunuz, bugün Rumların evlerinde 80000 adet G3 uzun namlulu otomatik silah hazır bekliyor. Bugün itibarı ile bu silahların yarısının kaybolduğu veya çalındığı zimmetlileri tarafından kolluk kuvvetlerine beyan edilmiştir. Rum Ordusu Kamplarından da her gün silahlar, bombalar çalınıyor. Neyse… Rumların anlaşma yapma niyetleri olmadığı için şimdilik bu tehlikeden uzağız… Ne demiştik “Anastasiyadis bize yalnızca Girne sahillerindeki birkaç yüz metre karelik Yılan Adacığı’nı verecek bir anlaşmaya bile imza atamaz, korkar.”

Şimdi tekrar İsviçre konusu var… Anastasiyadis sıkıntıda… Diyar diyar geziyor… Bu cendereden nasıl kurtulacağını, nasıl kaçacağını düşünüyor.
Kendi halkının kılıcı Demokles’inki gibi başının üzerinde duruyor.

Cumhurbaşkanımız Sayın Akıncı’dan ricam onu fazla sıkıştırmasın, adamcağız kalpten gidecek. Birleşmiş Milletler de sıkıştırıyor ama onun çaresi var. Rumların tüm özel temsilcilere yaptıkları gibi Anastasiyadis Eide’yi de ‘istenmeyen şahıs’ ilan eder, o da pılısını pırtısını toplar gider, olur biter.
Başka ne yazabilirim ki, inşallah ben yanılırım da Kıbrıs’ta Türk Halkı’nın haklarını ve güvenliğini gözeten adil bir anlaşma olur. Aksi halde Türk Ordusu sayesinde var olan barış ilk günden itibaren bozulacaktır ve bu dünyanın en kıymetlisi olan vatan toprağımız da Türk Ulusu’nun elinden kayıp gidecektir.