Kıbrıs Rum Lideri Anastasiyatis, görüşme masasındaki gizlilik ilkesini yeniden elinin tersiyle bir kenara iterek artık Halkından gizleyemeceği sevincini ve müjdeli haberini "Kıbrıs Cumhubaşkanı" sıfatı ile gazetelere açıklamıştır.

Anastasiyatis'e göre Yeni Federal Kıbrıs Cumhuriyetinin temel esasları aşağıdaki noktalarda özetlenebilir 

1. 1960 Garanti ve Ittifak Antlaşmaları yeniden şekillenecek ve Ada üzerinden Türkiye'nin vesayeti kalkacaktır. Ada üzerinde Türkiye'nin askeri varlığı ve "Türk işgali" sona erdikten sonra Türkiye ile dostluk ve müttefik ilişkisinin gündeme gelebileceğini ifade buyurmuştur.

TC ve KKTC nin Kıbrıs ve Doğu Akdenizdeki stratejik ve yaşamsal varlığının temeli olan bu uluslararası  Antlaşmaları "dostu Mustafa Akıncı" ile tayin etmeye yetkiliymiş gibi ve TC ve KKTC Parlamentolarını adeta bostan korkuluğu sanarak, bu görüşleri ifade edebilme küstahlığını sergileyebilmiştir.

2. 1960 Antlaşmalarının Kıbrıs Türk Halklarına  tanımış olduğu kurucu eşit siyasal hak ve statünün artık ortadan kalkmakta olduğu, Devlet karar organlarında veto ve eşit ve kurucu siyasal haklar ile teçhiz edilen Kıbrıslı Türkünün bu temel haklarının azınlık haklarına indirgenerek Federal Devletin Yasama,Yürütme ve Yargı Organlarına ETKINLIK ve İŞLEVSELLİK kazandırılacağı ifade edilmektedir.

3. Annan Planında Kıbrıs Türküne iki kesimlilik altında tanınan ve Birincil hukuk ve Derogasyonlarla garanti altına alınan Kurucu Türk Devletinin Statüsü,coğrafi ve demografik varlığı, AB Müktesebatı ve Temel özgürlüklerin kesintisiz uygulanma şartı ile ortadan kalkmaktadır. Rumların, Kuzey Kıbrıs Türk Bölgesinde dilediği şekilde mülklerine dönme,mülk edinme, yerleşme, iş yapma ve yaşama hakkı asla engellenemez temel haklar olduğu gerçeği Annan Planının aksine bu Anlaşma ile teminat altına alınmaktadır.  Dimopulos kararı gibi  Avrupa Mahkemelerinin reddettiği Rum taleplerini, bireysel başvuru hakkı ve duygusal bağ adı altında CB Akıncıdan zaten temin etmiş olan Anastasiyadisin ,Kıbrıs Türk  Halkına dikte etmekte olduğu Rum Mandası ve Rum egemenliğine karşı  direnç göstermeme gafletini sergileyen Türk Müzakere Heyeti karşısında Kıbrısta tam hızla Rum egemenliğinin temelleri büyük ölçüde kabul ettirilmiş görünmektedir.

4. Karpaz ve Güzelyurt da özel statü bölgeleri ile yapılacak diğer toprak ayarlamaları ile  Kıbrıs sahil Şeridi'nin ekseriyetinin Rum Yönetimine eline geçmesi  sağlanmaktadır.

5. "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin hukuksal anlamda kesintisiz devam etmesi ve BM ve AB de yeniden tescilinin gerekmemesi teminat altına alınmaktadır... ÇOĞUNLUĞA DAYALI KIBRIS HELEN HÜKÜMRANLIĞI, KIBRISIN TAMAMINDA GEÇERLI OLACAK ve BIR İÇ ISTIKRARA KAVUŞACAKTIR. KIBRISIN AB ÜYELİĞİ, AB MUKTESABATI VE AB DE KALIŞI  KABUL EDILMEKTEDIR.

6. KIBRIS RUM HALKI NEZDINDE  TÜRKIYENİN GARANTÖRLÜK VE TEK TARAFLI MÜDAHALE HAKLARI ILE OLUŞAN TEHDIT ALGILAMASI ORTADAN KALKMAKTADIR.

7. Anlaşmanın ilk gününden Euro ya geçiş başta olmak üzere Anavatan Türkiye ile tesis edilen tüm köklü ekonomik ve siyasi  bağların sonlanması ve "Federal Hükümetin" Ada üzerinde tam ve etkin yerleşimi ve otorite kullanımı geriye dönüşü olmayacak şekilde ilk günden gerçekleşmektedir.

Anastasiyatis, dostu Mustafa Akıncı ile büyük ölçüde mutabık kaldığını ifade ettiği çerçeve antlaşmanın esasları bu şekilde özetlerken, Federal çözüm görüntüsü altında Rum çoğunluğuna dayalı üniter bir Devlet esasına sanki kendi halkından direnç ve itiraz yükseleceğini de ima ederek bu antlaşma esaslarının reddi halinde KKTC nin Türkiye ile entegrasyonu başlayacağını ve Türkiye ile sınırdaş olma gibi bir "Felaket" senaryosunu da çizmeyi ihmal etmemiştir.

Oysa hala hukuken tek geçerli olan 1960 Antlaşmaları çerçevesinde, Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyetinin asli ve kurucu bir unsurdur. Kıbrıs'ın  toprağında, egemenliğinde siyasal altyapısının temellerinde deniz ve hava sahasında,Münhasır Ekonomik Bölgelerinde  ve nihayet Kıbrıs Türk Halkının varlığı ve kurucu hakları ile,KKTC nin varlığı ve egemenliğiyle, Kıbrıs'taki Türk askeri varlığıyla Kıbrıs'ın tamamında vardır ve var olmaya devam edecektir!!!!  Yeter ki, TC ve KKTC tam bir dayanışma içinde Kıbrıs'taki haklarına kararlılıkla sahip çıkmakta geç kalmasın..!!!  Yeter ki Rum liderin iddiaları karşısında sürekli olumlu tablolar çizme yerine FEDERAL ÇÖZÜM GÖRÜNTÜSÜ ALTINDA KIBRISA , AB DESTEĞINDE ADIM ADIM YERLEŞMEKTE OLAN RUM EGEMENLIĞINI, KKTC C.B AKINCI KESIN BIR DILLE REDDETMEKTE GEÇ KALMASIN.!!! 

BU GELİŞMELER KARŞISINDA ANAVATAN SESSIZLİĞİNİ ARTIK BOZMALIDIR!!! KIBRISI YENIDEN BIR İÇ SAVAŞA SÜRÜKLEYECEK OLAN BU SENARYO KARŞIŞINDA SAYIN AKINCI VE SAYIN ERDOĞAN ŞIMDI KONUŞMAZSA NE ZAMAN KONUŞACACAK???

Ege'den sonra Kıbrıs ve  Doğu Akdeniz'de asli ve tarihi haklarından tamamen dışlanmak istenen, Doğu Akdenizdeki stratejik varlığımız ve güvenliğimizin temeli olan TC  Garantörlük haklarının etkisizliştirilme Planları  karşısında,TC VE  KKTC YETKILI ORGANLARI BU VAHIM GIDIŞATA  ACILEN DUR DEMEDİĞİ SÜRECE YARATILMAKTA OLAN  OLDUBITTILERLE KIBRISIN ILELEBET KAYBEDİLECEĞİ GERÇEĞINI ARTIK HERKESIN GÖRÜP IDRAK ETME ZAMANI GELMIŞTIR.!!!

Tansel Fikri
KKTC E.Maliye Bakanı/ E.Büyükelçi