Özel Haber:
ADALET PLATFORMU'ndan BM Genel Sekreteri GUTERRES'e AÇIK MEKTUP
Justice for Turkish Cypriots Platform | Kıbrıslı Türklere Adalet Platformu
 
 
21 July, 2017
HE UN Secretary General Antonio Guterres
UN Headquarters
New York
United States of America
 
Sayın Ekselans Antonio Guterres

Konu:  Crans-Montanada başarısızlıkla sonuçlanan müzakereler

Crans-Montanada BM kontrolünde yer alan müzakerelerin çökmesindeki nedenleri göz önüne aldığımızda, Kıbrıs’ta iki kesimli ve iki toplumlu federal çözüm bulmak için, Kıbrıs Türkler’inin siyasi eşitliğinin saygı görmediği ve insanlık dışı sınırlamalara ve ambargolara tabii tutulduğu,  ucu açık ve sonuç vermeyen muzakerelere baskı altında devam etmeleri için artık her hangi bir neden göremiyoruz. 

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın ve Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoglu’nun Crans Montana’daki Kıbrıs Uluslararası Konferans öncesi, müzakereler esnasında, ve bitişinde söyledikleri gibi, federal çözüm bulmak için bu “son şans” idi.

BM parametreleri içinde bir çözüm bulmak için harcanan o kadar çabaya aykırı olarak, bu yıl Şubat ayında Rumların ENOSIS (Yunanistan ile birleşme) blebisitini devlet okullarında kutlama kararı almalarını dehşetle gördük.  

Crans-Montanada Kıbrıs Türk tarafi uzun zamandan beri devam eden Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüme erişebilmek için yapıcı, iyi niyetli ve proaktif girişimler ortaya koymuştur. Ancak, tüm bu çabalara rağmen, müzakereler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bunun nedeni ise Rum tarafının çözüm için özendirici unsurlarının olmaması ve uzlaşmaz tutumlarıdır.   Rum tarafının Kıbrıs adasını Kıbrıslı Türkler ile siyasi eşitlik temelinde paylaşma ve Kıbrıs Türkü ile adanın ortak sahipleri olarak yeni bir devlet kurma teşviğinin olmamasından kaynaklanmaktadır.    Bu aynı zamanda, güç paylaşımı ve federal ortaklık görüşmelerinin yapıldığı bir anda ivme kazanan, tek taraflı ve tahrik edici hidrokarbon arama faaliyetlerine de yansımaktadır.

2004'te Annan Planı referandumunda Rum tarafının ret oyu neticesinde Kıbrıslı Türklerin hissettikleri hayal kırıklığı yetmezmiş gibi, aynı hegemonya zihniyetinin Kıbrıslı Rum ve Yunanlı yetkililerin günlük aşırı dinci mesajları ve aşırı taleplerinde devam etmeleri ve Güney Kıbrıs'ı ziyaret eden Kıbrıslı Türklere ırkçı saldırılarda artış olduğunu üzülerek görmekteyiz.

Müzakerelerin başarılı olmamasının sebebinin doğrudan Rum liderliğinin ortaya koymuş olduğu aşırı taleplerin yanısıra, Kıbrıs Türklerini siyasal eşit olarak kabul edemediklerini, bizlere en fazla ‘imtiyazlı azınlık’ tür politika güttüklerini bu süreçte tanık olduk.  Ayrıca, Rum basınında da görüldüğü gibi, BM Kararı 450’de de tarif edilen iki kesimliliğinin tamamen sulandırılmasına yol açan tekliflerle maalesef ısrar ettiler.    Bu aşırı isteklerin yanında ‘sıfır asker sıfır garanti’ talebi ile  Türkiyenin etkin ve fiili Garantisinin  ilk günden ortadan kaldırılmasını istediler. Bu talep doğrudan Kıbrıs Türk halkının geleceğini, güvenliğini ve varlığını tehlikeye ve belirsizliğe atılması demekti.   

Değerli Ekselansları,

Crans Montana'da yaşanan gelişmeler ve Yunan ve Kıbrıslı Rum yetkililerin sözleri ve istekleri göz önünde bulundurulduğunda, Kıbrıslı Türklere siyasi eşitliğin ve iki kesimliliğin ilkelerini desteklemeyen ve Türkiye'nin yasal tek taraflı müdahale haklarını içermeyen herhangi bir çözümü bu Platform desteklemiyor ve desteklemeyecektir – ki Türkiye’nin Garantisi  öncelikle adadaki Kıbrıslı Türklerin eşit haklarını korunması için gereklidir.   

Crans Montana'daki başarısızlığın nedenini Kuzey ve Güney'deki tüm Kıbrıslılara açıklamanızı ve yanlış iddiaları ortadan kaldırmak için bir rapor yayınlamanızı rica ediyoruz.

Ayrıca, İnsan Haklarımızı, yaşama hakkını, doğrudan ticaret ve seyahat edebilme ve kendi kimliğimiz altında spor faaliyetlerine katılabilmemiz için sizlerin destek verip gereken girişimleri yapmanız için size çağrı yapmaktayız.

Kıbrıs Türklerin izole altında kalmaları bizce Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi 1948,  ikinci maddeye aykırıdır, ve bu haklar, "ülkenin siyasi statüsüne bakılmaksızın her insana verilecektir” şeklindedir. 

Belirsizlik içinde yaşayan beş nesil oldu  ve sonuç olarak Kıbrıs adasından Kıbrıs Türkleri göç etmektedir. Bu artık son bulmalıdır. Kıbrıs Türk halkı, sözde kapsamlı yeni bir  plana yapılacak referandumda "evet" demek için teşvik edici bir unsur olarak, mevcut Uluslararası Yasalar tarafından kolaylıkla engellenebilen yanıltıcı vaatlerle aşağılanamaz ve kandırılamaz. Kıbrıslı Türkler için uygulanan  izolasyonun sona erme zamanı gelip geçmiştir. Ekselansları olarak Güvenlik Konseyi'ne, Kıbrıs'taki statükonun Kıbrıs Türk halkının hatası olmadığını bildirmeniz için gerekli adımları atmanızı rica ediyoruz.

Bu görüşmelerin BM parametreleri altındaki başarısızlığı, Kıbrıs sorununu çözme için alternatif modeller aranılması, alternatif bir plan, yani 'iki devletli' bir çözüm şeklinde formüle edilmesi  gerektiğini doğrulamıştır. Bu yeni öneri, adanın yakın tarihine ve adadaki mevcut gerçeklere dayandırılmalıdır. "Federal" bir anlaşmaya varma çabalarının art arda başarısız olduğu halde 50 yıldan uzun bir süredir  devam etmesine rağmen, bir çözüme ulaşılmamıştır.

Politik, ekonomik ve sosyal eşitlik ihtiyacını ve Kıbrıs'ta barış ve istikrar için düzgün bir oyun alanı olmadan bir çözüme ulaşmak mümkün değildir. AB ve Uluslararası Topluluk, iki tarafı siyasi eşit olarak tanımalarına rağmen, bunu sağlamakta başarısız olmuştur ve Kuzey Kıbrıs'a karşı adaletsiz kısıtlamaların kaldırılacağına dair verdikleri sözler gerçekleşmemiştir. Alternatif bir B Planı'nin ciddi bir seçenek olarak sunulması gerekiyor, aksi takdirde Kıbrıs Rumlarının mevcut durumdan faydalanmaya devam edeceği aşikardır. Kıbrıslı Rumların, uluslararası alanda tanınmış statüleriyle zorbalık taktikleri yapmasına izin veren ve bizleri ve gençleri daha da soyutlamaya çalışan bu statükoya 'Yeter artık’ – Enough is Enough' diyoruz.

Uluslararası toplum, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliklerini ve insan haklarını göz ardı etmekte, kısıtlamakta fakat ayni zamanda müzakerelere devam etmesini beklemektedir. Bu durum savunulamaz ve Kıbrıs Türk halkının uluslararası insan haklarını ihlal ediyor.

Değerli Ekselansları,

Sizden ricamız, eşit statumuzun eski haline dönmesi için gereken adımların atılması, çözüm için uluslararası topluma sizden once Ekselansları Kofi Annan’ın yaptığı şekilde, tavsiyede bulunmanız ve Kıbrıs Türkleri üzerindeki izolasyonların kayıtsız şartsız hemen kaldırılmasıdır. 
 
Hürmetlerimizle cevabınızı dört gözle bekliyoruz.
 
Saygılarımızla
 
Kıbrıslı Türklere Adalet Platformu | Justice for Turkish Cypriots Platform

| Orjinal Metin | 20170721 | Adalet Platformu.pdf




Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Yusuf KANLI | Eskiyle Güya Yeni Başlangıç…
Hadi gözümüz aydın. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile “kimyası çok uyuşan” Nikos Anastasiades ikinci...

Haberi Oku