Özel Haber:
BPG | KKTC Yöneticileri ve Halkına Açık Mektup | Kıbrıs'ta Son Tango Mu?
53'üncü yılını dolduran ve çözümü için 48 yıldır görüşmeler yapılan Kıbrıs sorununun artık bir son aşamaya geldiği konusunda tüm ilgili çevrelerde yaygın bir kanaat bulunmaktadır. Bu bağlamda, 9-12 Ocak 2017 tarihleri arasında Cenevre’de yapılacak Kıbrıs Zirvesi öncesinde Kıbrıs Türk halkının adada varlığını sürdürebilmesi için vazgeçilmez addettiğimiz yaşamsal hususları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yöneticilerinin ve halkının dikkatine getirmekte fayda
görmekteyiz.
 
Vazgeçilmezlerimiz
Siyasi/egemen eşitlik, dönüşümlü başkanlık ve federal organlarda kararlara etkin katılımın mutlak şekilde gözetilmesi; olası bir uzlaşının bir Kuruluş Anlaşması ile yeni bir ortaklık devleti olarak ortaya çıkması.

Kendi Kurucu Devletlerinde Kıbrıslı Türklerin bariz ve kalıcı nüfus ve mülkiyet çoğunluğuna sahip olacağı sulandırılmamış iki kesimlilik ve iki toplumluluk.

Mülkiyet konusunda bireysel değil toplu çözümlerin öne çıkarılması; on yıllar içinde oluşan sosyo- ekonomik yapının bozulmaması ve insanların yeniden göç etmek durumunda kalmaması için yasalarımız altında hak sahibi olanlarla mevcut kullanıcıların haklarının korunması.

Getirilecek düzenlemelerin Avrupa mahkemelerinde bozulmaması için bunlara AB'nin Birincil Hukuku statüsü kazandırılması; bu amaca yönelik kalıcı derogasyonlar uygulanması.

On yıllardır uluslararası izolasyon ve kısıtlamalara tabi tutulan Kıbrıs Türk ekonomisinin AB standartlarına uyumu ve rekabet edebilirliğinin sağlanması için yeterli geçiş dönemi uygulanması.

Toprak konusunda ekonomik yaşayabilirlik, verimlilik ve güvenlik kriterlerinin mutlaka gözetilmesi; iki kesimlilik ilkesinin özel bölgeler, federal bölgeler veya benzeri düzenlemelerle ihlal edilmemesi.

Gerçek bir beka sorunu olan Güvenlik ve Garantiler konusunda Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin muhafazası; bunun sağladığı caydırıcılığın korunması; mevcut garanti sisteminin iki ayağını oluşturan Garanti ve İttifak Antlaşmalarının devamı.

İki Garantör ve Anavatan olarak Türkiye ve Yunanistan’ın Kıbrıs’ta eşit seviyede en fazla müsaadeye mazhar ülke statüsünde olması. Yukarıdaki unsurları içermeyen bir anlaşmanın sürdürülebilir olmayacağı gibi, adada yeni çatışmalara yol açma riskini de taşıyacağı ve kısa sürede Kıbrıs Türklerinin erime sürecini başlatacağı kanaatindeyiz.

 
Federal Ortaklık İçin Yolun Sonu
On yıllardır ucu açık görüşmelerde adeta masaya tutsak edilen Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda tabi tutulduğu gayrı insani muamele ve ambargolardan kurtulmayı istemek hakkıdır. Eğer bu son çaba da yukarıda ana hatları çizilen sonucu vermezse, federal çözüm arayışlarının tüketildiği bir kez daha teyit edilmiş, yani yolun sonuna gelinmiş olacaktır.

Bu durumda, daha fazla zaman kaybetmeden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin içte ve dışta her bakımdan güçlendirilmesi için yoğun çaba harcanması; federal çözüm dışında alternatif çözümler geliştirmek için  geniş katılımlı çalışmalar başlatılması gereklidir. Kıbrıs Türk halkı olarak yaşamsal hak, statü ve çıkarlarımızın gözetilmesinde her zaman olduğu gibi toplumumuzun sağduyusuna güvenimiz tamdır.

Beşparmak Düşünce Grubu
Anahtar Kelimeler

Yusuf KANLI | Eskiyle Güya Yeni Başlangıç…
Hadi gözümüz aydın. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile “kimyası çok uyuşan” Nikos Anastasiades ikinci...

Haberi Oku