Özel Haber:
ESKİ MÜZAKERECİLER M. ERGÜN OLGUN VE OSMAN ERTUĞ'UN AÇIKLAMASI
Sayın Eide son açıklamalarıyla yetki sınırlarını aşmış ve görevinin gerektirdiği tarafsızlığı tamamen yitirmiştir.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin New York’ta geçtiğimiz hafta “Cyprus News Agency” ile yaptığı mülakatta “ta başından beri benim inancım ‘çağdaş egemen bir devlette’ Garanti Antlaşması ve müdahale hakkına yer olmadığı ve bunların hemen kaldırılması gerektiğidir” iddiasında bulunduğu ifade edilmektedir. Bu ifadenin doğru olmadığına dair şu ana kadar Sayın Eide’den bir yalanlama veya düzeltme gelmediğini göz önünde bulundurarak Sayın Eide’yi bu tür tarafgirane beyanlar yapmaktan kaçınmaya davet ediyor ve kınıyoruz.

Sayın Eide’nin, gerçek çağ dışılık olan 1960 ortaklık Kıbrıs Cumhuriyetinin 1963’ten beri Rum Toplumunun işgalinde olmasını, BM Eski Genel Sekreterleri Kofi Annan’ın da işaret ettiği Kıbrıslı Türklere karşı uygulanan insanlık dışı tecrit ve sınırlamaları, müşterek sahipleri oldukları halde Rum tarafının hidrokarbon yatakları konusundaki tek yanlı ve tahrik edici tasarruflarını ve Rum tarafında tırmanarak devam eden Türk düşmanlığını görmezden gelerek Adanın Yunanistan’a bağlanmasını önlemeyi başaran ve Kıbrıs'ta kan dökülmesini önleyen garanti sistemini eleştirmesi kabul edilemez. 1960 garanti sistemi sayesinde Kıbrıs’ta başta BM olmak üzere uluslararası camianın başaramadıkları başarılmış, Kıbrıs Türk halkı toplu imhadan kurtarılmış, Adanın bağımsızlığının Enosis adına yok edilmesinin, bir Elen adası haline dönüştürülmesinin önüne geçilmiştir.

Bunun yanı sıra Kıbrıs’lı süreç olarak tanımlanan müzakerelerde hassas bir başlık olan Güvenlik ve Garantiler konusunda ve özellikle taraflar arasında bariz görüş farklılıkları olan bir meselede Sayın Eide’nin içeriği ciddi şekilde etkileyecek boyutta açıklamalar yapması müzakerelere müdahaledir ve kabul edilemez. Sayın Eide açıklama yapacaksa, BM Eski Genel Sekreteri Kofi Annan’ın cesaretle yaptığı gibi ortaklık müzakeresi yapan siyasi eşit taraflardan birinin diğeri üzerine haksız sınırlamalar uygulamasının yanlışlığına ve AB Komisyonu'nun 2004’te açıkladığı gibi müzakelerden sürdürülebilir sonuç alınabilmesi için taraflar arasındaki
ekonomik dengesizliklerin/sınırlamaların giderilmesi gerektiğine vurgu yapabilir.

Keza, Sayın Eide’nin “çağdaş ve egemen” bir devletten söz ederken Kıbrıs’ta hangi devletten bahsettiğini açıklaması gerekir. Bu, Kıbrıslı Rumların uluslararası antlaşmalar ve 1960 Kıbrıs Anayasası hilafına Rum toplumunun işgali altındaki 1960 “Kıbrıs Cumhuriyeti" midir yoksa Crans-Montana Konferansına kadar kurulması öngörülen yeni bir ortaklık devleti midir? Eğer bu Rum toplumunun işgali altındaki anayasal ve demokratik meşruiyetten yoksun devletse bu gaspedilmiş devleti “çağdaş” bir devlet olarak tanımlamak mümkün değildir. Diğer yandan 50 yıla yakın bir süredir yürütülen müzakerelerde ve “son girişim” olarak tanımlanan Crans Montana Konferansında Rum tarafının yetki paylaşımını reddetmesi sonucu siyasi eşitlik zemininde gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı açıkça ortaya çıkan federal bir ortaklıkta Kıbrıs Türk halkını Rum tarafındaki hakimiyetçi zihniyet karşısında etkin ve fiili güvenlik garantisinden yoksun bırakmak çağdaşlık mıdır?

Kanaatimize göre Sayın Eide, özellikle bu son açıklamalarıyla yetki sınırlarını aşmış ve görevinin gerektirdiği tarafsızlığı tamamen yitirmiştir | 26 Temmuz 2017
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Yusuf KANLI | Eskiyle Güya Yeni Başlangıç…
Hadi gözümüz aydın. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile “kimyası çok uyuşan” Nikos Anastasiades ikinci...

Haberi Oku